Bebekler mırıldanır, anneler anlar



BEBEKLER MIRILDANIR,  ANNELER ANLAR :

Anneler, bebeklerinin anlatmak istedikleri her şeyi, henüz minik yavrular sözlü iletişime başlamadan önce dahi anlarlar. Annelik içgüdüsü de denebilir buna. York Üniversitesi’nden Dr. Elizabeth Kirk, bunu “annelik senkronizasyonu” olarak tanımlar. Yaptıkları araştırmanın bulgularına göre, annelerin ‘annelik radarına’ giren verileri, çocuklarının yetişkin dilinde anlatmak istediklerine dönüştürmesi, miniklerin kendilerini ifade etmelerinin yanında, onların sosyal gelişimleri için de oldukça önemlidir. Bu yolla duygularının yetişkin dünyasındaki eşdeğerlerini öğrenirler. Harika değil mi?

Kindermusik olarak, bildiğiniz üzere, en büyük misyonumuz, bu senkronizasyonu müzik, oyun ve egzersizlerle siz ve minik yavrunuz için daha kolay ve eğlenceli hale getirmek! Peki, bunu nasıl mı yapıyoruz?

Duygusal Konuşma Notları: Bu şekilde çocuklarınızla sürekli konuşarak, onların duygularını etiketlemelerine yardımcı olabilirsiniz.

            “Anneciğin en sevdiğin ninniyi söylediğinde daha iyi hissediyorsun.
            Babacığınla kucaklaşmayı çok seviyorsun, değil mi?
            Gülümsediğin zaman mutlu olduğunu anlıyorum.
            O oyuncağı kutuya sığdıramadığın için üzüldün mü yoksa canım?”

Duygusal Aktiviteler İçin Birkaç Fikir:

·         Herhangi bir duygunun hâkim olduğu bir şarkı dinleyin ve/veya dans edin. Aynı esnada çocuğunuzla bu duygu hakkında konuşun.

·         Günlük rutinlerinizi şarkı veya tekerlemelerle renklendirin. Örneğin uyanırken, giyinirken ya da banyo zamanı bunları duymak, eylemler arasındaki geçişleri yumuşatacaktır. Yine bu esnada tepkileri ve duygu durumları hakkında konuşmayı da ihmal etmiyoruz tabi.

·         Olabildiğince göz teması kurun. Senkronizasyon oluşumunda en büyük yardımcıdır!

·         Bebeğinize bol bol masaj yapın. Bu, bebeğinizle sohbet etmek ve onlar için çok önemli olan göz teması kurmak adına iyi bir fırsattır.

·         Ninnilerinizi ritim eşliğinde sallanarak söyleyiniz. Bu sallanma bebeğinizin altını değiştirirken veya uyku saatlerinde bir ritüel şeklinde yapılabilir, bunu ayrıca onlara “seni seviyorum” demek ve ebeveyn-çocuk arasındaki iletişimi kuvvetlendirmek adına bir fırsata çevirebilirsiniz.

Bu ipuçlarını okuduğunuzda ilk bakışta çok aptalca gelebilir size ancak bebeğinizle birebir yapmaya başladığınızda hiç de öyle olmadığını anlayacaksınız. Ve sonra çocuğunuz büyüdüğünde, daha mutlu, daha kendine güvenen, daha düşünceli ve diğerlerine karşı daha duyarlı olduğunda, işte o zaman kendinize çok büyük bir aferin diyebilirsiniz.  Bu farkı yaratacak olan da bu sezgisel anlaşma, söze dökme ve yapılan birebir konuşmalardır.

(kaynak:kindermusik)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuklar Ne İster Biliyor musunuz? Bizimle Kaliteli Zaman Geçirmek

Klasik Müzikle İlgili Yanlış Kanıları Yıkalım